Peygamber Efendimizin Çocuklara Karşı Davranışı

Bu konuda Peygamber Efendimizin Çocuklara Karşı Davranışı kısaca anlatılmıştır. Zira Efendimizden ne kadar bahsedersek bahsedelim, hep az ve kısa olacaktır.

Hazreti Peygamber’in merhameti, sevgi ve şefkati, gayri Müslimlerin de çocukları dahil olmak üzere bütün çocukları kucaklardı. Çocuklarla her fırsatta ilgilenmiş, şakalaşmış, gördüğünde ise onlara selam vermiş, hal hatırlarını sormuştur. Bununla birlikte kusurlarını hoş karşılar, hasta olduklarında ziyaretlerine giderdi. Gayrı Müslimlerin çocukları dahi Hazreti Peygamberin şefkat deryasından nasiplerini almışlardır. Hazreti Peygamberin ailesindeki çocuklarla ilgilenirdi. Efendimizin şu hadisi bir Müslüman ailenin çocukları olduğunda neler yapılması gerektiğini bizlere öğretmektedir. “Hazreti Peygamberin yakın çevresindeki çocuklara alakası doğumdan itibaren başlamıştır. Efendimiz yeni doğan çocukların kulaklarına ezan okur, onlara güzel manalı isimler takar daha önceden kötü manalı isim takılmış çocukların isimlerini değiştirir ve onlar için akika kurbanı keserdi.

Torunu Hazreti Hasan doğduğunda iki kulağına ezan okumuştur. Oğlu İbrahim’in doğduğu gecenin ertesi günü ona isim takışını ise sahabesine şöyle açıklamıştır “Bu gece bir oğlum oldu. Ona atam İbrahim’in ismini koydum.

“Hazreti Peygamber, torunlarını bazen sırtına, bazen kucağına alıp eğlendirirdi. Bazen Hazreti Peygamber, camide namaz kıldırıyor iken bile çocuklar omzunda veya sırtına çıkmıştır. Bir gün Hazreti Peygamber, zekat dağıtırken torunu Hazreti Hasan kucağında bulunuyordu. Dağıtma işi bitince de onu omzuna almıştır.”

“Hazreti Peygamber (s.a.v.) çocuk ve torunlarının maddi ve manevi eğitimiyle de ilgilenir, onlara, dünya ve ahiret mutluluklarını sağlamaya yönelik irşatlarda bulunurdu. Hazreti Peygamber’in çocuklarını eğitiminde namaz üzerinde çok durduğu görülmektedir.”

Efendimiz Çocuklara Karşı Nasıldı?

* Efendimiz çocuklara karşı çok nazikti.
* Çocukların ince ruhlarını incitmeden ve öğretici bir şekilde hatalarını görmelerini sağlardı.
* Efendimiz hiç bir çocuğa bir tokat dahi atmamıştır ve Hazreti Enes bütün çocukluğunu efendimizin yanında geçirmesine rağmen tek bir kötü söz veya fiske dahi yememiştir.
* Efendimiz çocuklara karşı çok şefkatli ve anlayışlıydı. Bir kuşu ölen çocuğa dahi taziyeye giderek bunu en güzel bir şekilde göstermiştir.

Peygamber Efendimizin çocuklarla iletişim kurmasını çok iyi bilirdi: Eğitimi alemlerin Rabbi olan Allah (c.c) tarafından yapılmış bir peygamberden söz etmekteyiz. O şanlı Peygamber insanlığa kusursuz bir örnek olarak gönderilmiştir ve o bir rahmet peygamberidir. Onun nezdinde çocuklar çok değerlidir ve Efendimiz çocuklara karşı Rabbimizin istediği şekilde davranmaktaydı. Çocuk eğitiminin çok büyük önem teşkil ettiği bilincinde olması gereken biz Müminlerde, çocuklara nasıl davranılması gerektiğini sadece Efendimizin sünnetine bakarak öğrenebiliriz. Efendimiz nasıl davrandı ise bizde aynı şekilde davranarak hem aile içi huzura, hem de toplumsal huzura ulaşmalıyız ki bu huzur dini hayat içinde çok önemlidir. Efendimiz hayatıyla ve çocuklara karşı davranışıyla bu huzuru yakalamış bir şahsiyettir.

Efendimiz çocuklara asla hayır demezdi: Peygamber Efendimizin çocukları (torunları) Hazreti Hasan (r.a) ve Hüseyin (r.a), bir gün Efendimizin yayına gelerek, Efendimizin kendilerine bir deve almasını isterler. Peygamber Efendimiz o anda çocuklara deve alacak durumda değildir. Sevgili torunlarını üzmeden deveyi unutturacak bir çözüm yolu bulur. Küçük torunlarının önüne çökerek onlara seslenir; “Haydi binin bundan daha iyi deve mi olur” Torunları büyük bir sevinçle dedelerinin sırtlarına binerler ve deveyi unuturlar. Oysa bizim çocuklarımızın bu tarz istekleri karşısında bizler tarafından söylenen sözler hep aynıdır; Paramız yok, ileride alırız, daha sonra gibi birçok bahane. Hal bu ki bu sözler, çocuklara parayı önemsetmektedir ve onları fakirlik psikolojisine sokmaktadır. Eğer bunu fark edemez isek çocuklarımız, büyüdüklerinde parayı tek gaye halene getirirler ki Allah muhafaza…

Efendimiz çocuk ne yaparsa yapsın asla dövülemez: Peygamber Efendimiz ashabına ve bütün Müslümanlara küçük çocukları dövmeyi yasaklamıştır. Hazreti Enes (r.a), Efendimizin yanında on yıla yakın bir süre kaldığını bilmekteyiz. Hazreti Enes’in (r.a) dilinden öğreniyoruz ki Peygamber Efendimiz bu süre içinde kendisine bir defa bile kızmamış ve Hazreti Enes’e (r.a) yanında kaldığı sürece hiç kızmamış ve asla bir fiske dahi vurmamıştır.